Naz Şenlendirici, merakla beklenen ilk single’ı “Sahibi Yok” ile müzik dünyasına iddialı bir “merhaba” dedi. Biz de Naz Şenlendirici ile ilk single’ı, müzik kariyeri ve gelecek planları hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Gerçekten çok naif ve etkileyici bir ses tonun var. “Sahibi Yok” ile müzik severlerle buluştun. Şarkıyı dinledik ama bu yolculuğun hikâyesini senden dinlemek isteriz.
Bu yolculuğun ne zaman başladığını hatırlamıyorum desem daha doğru olur. Çünkü ben müziğin içine doğdum. Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum. Küçükken elime geçen her nesneyi mikrofona dönüştürüp sahne kuran bir çocuktum. Ailem sayesinde, özellikle babamın etkisiyle hep müziğin içindeydim.
Zamanla piyano çalmaya başladım, Güzel Sanatlar Lisesi’nde okudum, ardından konservatuvara geçtim. Ancak 18 yaşıma kadar hiçbir şey paylaşmadığım bir dönemim oldu. Sonrasında sosyal medya hesaplarımı açtım ve videolar paylaşmaya başladım.
Bir gün yakın arkadaşlarım Yunus Çiftçi ve Özcan Aşıloğlu ile müzik yaparken “Sahibi Yok”u dinledim. Şarkıyı duyduğum an “Bu benim olmalı” dedim. Ailem de çok beğendi. Yaklaşık bir yıl boyunca şarkıyı büyüttük ve bugünlere getirdik. İlk göz ağrımız diyebilirim.
Şarkıyı ilk kez stüdyoda okuduğunda neler hissettin?
İlk demosunu abimle evde kaydettik. Açıkçası ilk başta çok emin değildim. “Acaba beğenilir mi?” diye düşündüm. Çünkü uzun yıllar daha çok kafa sesiyle şarkı söylüyordum. Ancak büyük stüdyoda, aranjesi tamamlanmış haliyle söylediğimde her şey değişti. Şarkıyı çok sahiplendim. İlk kayıt sonrasında duygulanıp ağladım.
Müzik tarzından bahsedecek olursak, seni tek bir kalıba sokmak zor. Kendi tarzını oluşturmuş gibisin…
Ben de öyle düşünüyorum. Çünkü çok farklı türlerle büyüdüm. Pop, arabesk, caz… Hepsini dinledim. Bu yüzden kendimi tek bir tarzla sınırlamıyorum. Her türü dinlemeyi ve söylemeyi seviyorum.
Bu da aslında gerçek müzisyenlik değil mi?
Kesinlikle öyle. Tek bir tarza bağlı kalmamak önemli.
Yola çıkarken korku yaşadın mı?
Ailem hep yanımda olduğu için korku hissetmedim. Sadece heyecan vardı. Küçük yaşımdan beri bu anı beklediğim için daha çok duygusallık ve heyecan hissettim.
Şarkıya gelen tepkiler nasıl?
Çok güzel tepkiler aldım. Bu süreci benimle birlikte yaşayan insanlar çok duygulandı. İlk dinleyen arkadaşlarımla sarılıp ağladık. İyi ya da kötü tüm yorumlar beni mutlu ediyor. Çünkü bu, insanların ilgisini gösteriyor.
Müzik sektörü şu anda oldukça hareketli. Sen bu durumu nasıl değerlendiriyorsun?
Hem zor hem de avantajlı bir dönem. Teknoloji sayesinde üretmek kolaylaştı ama rekabet çok arttı. Herkes işinin en iyisini yapmaya çalışıyor. Bu da kaliteyi yükseltiyor.
Sana destek veren önemli isimler de var…
Evet, onların desteği benim için çok kıymetli. Ama en büyük destek her zaman ailemden geliyor.
Bu durum aynı zamanda bir sorumluluk da getiriyor mu?
Evet, beklentiler yüksek. Bu da ister istemez bir sorumluluk yüklüyor ama aynı zamanda motive ediyor.
Sahnede çok güçlü bir duruşun var. Gelecek planların neler?
Öncelikle yeni şarkılar üretmek istiyoruz. Akustik projeler planlıyoruz. Ardından sahneye hem psikolojik hem de müzikal olarak tamamen hazır şekilde çıkmak istiyorum.
RÖPORTAJ : DENİZ RÜYA SARI




